TELEVİZYON, DİZİLER VE GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLAR

  

Çocuklar ve gençlerin T.V izlemeleri yaptıkları diğer etkinliklerin yanı sıra bir etkinlik olması gerekirken; ülkemiz için neredeyse zorunluluklar dışında yapılan tek keyifli iş gibi algılanmaktadır. Bir çocuk ya da gencin günde 1-2 saat T.V izlemesi yeterlidir. Okuldan arta kalan zamanlarını spora ve müzik- resim gibi hobilere ayırmalıdır. Ancak gündelik hayatta hiç de öyle olmadığı görülmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi çocuk ve gencin anne-babasının da T.V’ye bağımlı olması ve hobilerinin bulunmamasıdır. Çocuk evde neyi görürse ona alışır. Okul öncesi dönem çocukları evde ister anneleriyle, ister büyükanneleri, ister bakıcılarıyla olsun kaderleri T.V başına oturtulmak olmaktadır.

Okulöncesi dönemde çocuk hayalle gerçeği de ayırt edemez. Bir insanın uçtuğunu gördüğünde bu duruma inanır ve kendisinin de uçabileceğini zanneder. Dolayısıyla izlediği programlar üzerinde yanlış etkiler bırakabilir. Bizim toplumumuzda kalabalık ailelerde çocuk ve gençler için yanlış olan bir alışkanlık da yetişkinler için ve yetişkinler dünyasını anlatan dizilerin büyükanne-büyükbaba, anne-baba ve çocuklar hep birlikte izlenmesidir. Oysa bir ailedeki bireyler yaşlarına ve deneyimlerine göre çok farklı algılara sahip olduğundan yetişkinleri olumsuz etkilemeyen diziler çocuk ve genç için travmatik olabilir. Dünyayı güvenilmez algılamasına, korku,endişe ve öfke duyguları  geliştirmesine neden olabilir. 

Öncelikle sormamız gereken soru ‘Çocuklar ve gençler dizilerden olumsuz etkileniyor mu?’ sorusundan çok ‘Neden bu kadar çok T.V izleme ihtiyacı duyuyor?’ olmalıdır. Anne-babasıyla ve yaşıtlarıyla doyurucu sohbetler yapabilen, zamanını zevkli geçirebileceği hobileri olan çocuk, genç ya da yetişkinler T.V’ ye bu kadar çok takılmazlar.


TV’nin 4 Önemli Zararı :

Amerika Pediatri Akademisi’ne göre, çocukların günde 1, en fazla 2 saatten fazla televizyon izlemesi son derece zararlı Aksi halde bu durum çocuklarda telafisi mümkün olmayan yaralar açıyor Çünkü fazla televizyon izleyen çocuk;

1- Başkalarının çektikleri acı veya sıkıntılara duyarsızlaşıyor  

2- Çevrelerine ve çeşitli olaylara karşı bir korku geliştiriyor  

3- Başkalarına karşı saldırgan veya zarar verici davranışlar geliştirme eğilimi içine giriyor  

4- Sürekli televizyonun karşısında oturduğu için aşırı kilo problemi artıyor  


KONUŞMA BECERİSİ: 2 yaş altı çocukların televizyon izlemesi, konuşma becerisini zedeliyor. 

İLETİŞİM: Ekran karşısında asosyalleşen çocukların iletişim kurma yeteneği zarar görürken, odaklanma süreleri de kısalıyor. 

KELİME DAĞARCIĞI: 6 ila 30 aylık çocukların TV izlemesi, kelime dağarcığını da daraltıyor. 

SİNAPTİK BAĞLANTI: Televizyon, beyin nöronlarını ve gürültüyü çeşitli sinyallerden ayırt etmeye yarayan sinaptik bağlantıları öldürüyor.


Çocuklar Ne Kadar TV İzlemeli?
 

Bir-dört yaş arası: Küçük çocuklar, bir büyükle birlikte televizyon izledikleri zaman bu onlar için çok yararlı olur Çocuğa izlediği program hakkında bilgi verebilirsiniz Çocuk aklına takılan soruları size sorar Küçük çocuğun hiç anlamadığı programları izlemesine izin verilmemeli Unutmayın bize hiç de ürkütücü gelmeyen şeyler çocuklar için büyük bir korku kaynağı olabilir Çocuğun özel korkularının neler olduğunu bilmek, televizyon programı seçimi konusunda size yardımcı olacaktır Oyun çağındaki çocukların yarım saatten fazla televizyon izlemeleri sakıncalıdır Çocuk televizyon izledikten sonra onu hemen yatağına yatırmak hatadır Çocuğun gerçek dünyaya geri dönmesi için ona yarım saat süre tanınmalı 

Beş-on iki yaş arası: Şiddet ve cinsellik içeren programları çocukların izlemelerine izin verilmemeliÇocukların izleyebilecekleri programları saptamanız zor olmaz Ancak diğer çocuklar belli bazı dizileri izliyorlarsa, çocuğunuzun bunları izlemesine izin vermek zorunda kalabilirsiniz Arkadaşlarının yanında güç duruma düşmesi olasılığını dikkate almak zorundasınız Bu takdirde çocuğa programın zararları konusunda bilgi vermeniz yerinde olur Çocuklar için hazırlanan programların dışında belgeseller ve öğretici diziler, onlar için yararlıdır Bu yaşlardaki çocukların iki saatten fazla televizyon izlemelerine izin verilmemeli 

Genç adayları: Artık çocukluk dönemini geride bıraktıklarını düşünen genç adayları, televizyonda her çeşit programı izlemek isteyeceklerdir Cinsellik ve uyuşturucularla ilgili programlar sırasında genç adayına bilgi vermek gerekir Pembe dizilerde yaşanan olaylar genellikle genç adaylarının ilgisini çeker Onlara dizi kahramanlarından örnekler vererek uyarılarda bulunabilirsiniz Şiddet içeren dizi ve filmleri izleyen genç adaylarına gerçek hayat ile televizyonda izlenenlerin farklı olduğunu anlatmak gerekir Küçük çocuklar gibi yetişkinlik çağına yaklaşanların da büyükleriyle birlikte televizyon izlemelerinde yarar var Çocukların odalarına küçük ekranlı bir televizyon alıcısı yerleştirmek onlara zarar verecektir   


Televizyon Dizilerinin Etkileri

Bazı yerli diziler özellikle bol reyting alma problemiyle bol bol acılı sahneler içeren filmler yapıyorlar. Sömürülen küçük çocuklar, üvey anne ya da üvey baba eliyle şiddet gören hayata tutunmaya çalışan ya da tacize uğrayan çocukları anlatan pek çok dizi söz konusu. Pek çok animasyon çocuk filminde kahramanın anne ya da babası ölür bazılarında ikisi de. Çocuk tamamen yalnızdır ve ne yapacağını bilemeden hayata tutunmaya çalışır. Yetiştirme yurduna gitmemek için çaba harcar vs. Çocuk üzgündür. Haliyle izleyen çocuklar da üzgündür. Peki sonra…

Hayatının en hızlı gelişim gösteren ve etkilenmeye en çok açık ilk yıllarını yaşayan çocuklar Türkiye nüfusu içinde önemli bir yer tutmaktadır. Çocukluğun ilk yılları, kişinin yetişkinliğinde ulaşacağı bedensel ve zihinsel düzeyi saptayan, ruhsal ve toplumsal olgunlaşmasını biçimlendiren kritik yıllar olup, erken çocukluk yıllarında sağlıklı büyüme ve psiko-sosyal gelişim, geniş ölçüde çocuğun sosyal çevresiyle birlikte yaşadıklarına bağlıdır. Bu tür filmlerle büyüyen bir çocuk hayatı daima acı olarak görür. Mutsuzdur ya da mutsuz olması gerektiğini düşünür. Çocuklarımız bundan etkilenir ve ileride de toplumumuz etkilenecektir. Bu dizilerin çocuklara etkilerini kısaca ele alırsak;

*Aile içindeki iletişimsizlik çocuğun daha fazla televizyon izlemesine,
izledikçe de olayların çözümü değil daha da karmaşıklaşıp aileye duyduğu öfke ve kızgınlığın farklı yollarla aktarılmasına yol açmaktadır.
 

*Şiddetin ifadesini kolaylaştırdığı kesindir dizilerin. Öfkesini kontrol edemeyen kahramanlar vurup kırıp birilerini öldürdükçe, toplumda şiddet de son derece kolay ve olması gereken bir olgu olarak kabulleniliyor ki orta öğretimde bir dönem tüm gençlerin Polat Alemdar gibi giyinip onun gibi yürüdükleri, onun gibi yaşamaya çalıştıklarını bilmeyen yoktur. 

*Üzüntü ve sıkıntı pek çok çocukta korku olarak geri dönmektedir. Yalnız kalmaktan, toplum içinde birey olamamaktan, şiddetten kaçan bazı çocuklar içine kapanık bir hayat sürebilmektedirler ve bunun etkileri de oldukça çok çeşitlilikte karşımıza çıkmaktadır. 

*Okuma alışkanlıklarını yitirip sadece hazır olarak karşımıza getirilen bazı filmleri izlemek kolaya kaçmak, çocuğun zihinsel gelişimini de olumsuz bir biçimde etkilemektedir.

*İletişimi, aile içi ya da arkadaşlık etkilerini de en az indirebilmektedir. Tüm aile akşam bir araya gelip televizyonu açıp dizileri izlediğinde kimse kimseyle konuşma ihtiyacı duymamakta gittikçe yalnızlaşan bireyler meydana gelmektedir.

*Kahraman olarak kabul gören bazı kahramanları çocuklar kendileriyle özdeşleştirmekte onun yaptıklarını da yapmaya çalışmaktadırlar. Kendini Spiderman sanan çocuk 5. kattan atlamış uçacağına inanmış ve ölmüştür.


Çocuklar dizideki sahneleri gerçek algılar ve canlandırmak ister!

Çünkü küçük çocuklarda soyut düşünce gelişmediği için dizideki sahnelerin bir hayal ürünü olduğunu, oyuncuların bunu canlandırdığı algılayamaz. Sahneler çocukların içine işler ve bu sahneleri oyunlarında işler.
 

Türk Tabipler Birliği Diyor Ki! 

Ozan, ayrıca şöyle demiştir: “İlkokul bir ve 2`inci sınıfa giden öğrenciler arasında bile `Flört etme, sevgili değiştirme, sevgiliyi kıskandırma veya sevgiliyi bir başkasının elinden alma` şeklinde senaryo üretilmektedir. Daha ileri yaşları konu alan mesela lisede geçen olayları anlatan dizilerde ise lise talebelerinin alkol alması ve kızlı erkekli gruplar halinde aynı evi paylaşması şeklindeki senaryolar çarpıcı ve özendirici bir şekilde topluma sunulmaktadır. Dolayısıyla televizyon dizileri çocuk istismarına zemin hazırlıyor.


Çocuklarımız Reytingden Çok Daha Önemlidir
 

Basın yayın dünyasındaki acımasız yarışa bağlı olarak programlar toplumsal etki göz önünde bulundurulmadan yayınlanmakta. Ezeli bir rekabet içinde olan gazete ve televizyonlar çocuklar ve aile üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilecek yayınları hesaba katmadan veriyorlar. Televizyonların aile içerikli sabah programlarında mağdurun açık adresi verilerek aile içi problemlerin ortaya konması etik ve ailede meydana getirebilecek sıkıntılar açısından doğru değildir. Bu tür programlarda aile içi problemler hiç bir gizliliğe dikkat edilmeden yayınlanarak aile içi geçimsizlikler artırılmaktadır. Ailelerin mahrem konuları televizyon yayınlarının konusu olmamalıdır. Bu yayınların toplum üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler telafisi zor olan sonuçlar doğurmaktadır” 

Türkiye’de yaşanan hızlı toplumsal değişmenin aile içi gelişmeleri zayıflatmakta, ailesinde sevgi ve saygıdan mahrum olan çocukların şiddet eğilimlerine yönelmesinin kaçınılmaz olmaktadır. Televizyon programları kötü davranışlar yerine iyi ve güzel davranışların yer aldığı sağlıklı rol ve modeller sunmalıdır. Uyumlu, ahlaklı kahramanlar, bilge, önder kişiler çıkartılmalıdır. Para ve reytingin çocuklarımızdan daha değerli olmadığının farkına varılmalıdır.

 

  



bottom