MÜKEMMEL ERGENLER

Bu yazımda; son dönemde ergenlerle çalışırken en sık karşılaştığım problemden yani Mükemmeliyetçilikten bahsetmek istiyorum. Ergenler sürekli olarak bana şu cümle ile geliyorlar: “ Çağla Abla, ne yaparsam yapayım annemi /babamı memnun edemiyorum. Bir türlü onları istediği kadar iyi / mükemmel bir çocuk olamıyorum”. Düşünsenize hayatınız boyunca çalışıyorsunuz ve ömrünüzün çoğunu eğitim hayatında geçiriyorsunuz. Son dönemdeki sistemlerde eğitim hayatınızın çoğunda sizi sınavlarla ve testlerle yaşamaya mahkum kılıyor. Bir de bunun yanında sizi sürekli eleştiren ve yaptığınız şeylerden memnun olmayan ebeveynleriniz var. Ne kadar yorucu değil mi? Pek çok çocuk; “çocuk” olamadan ergen oluyor, pek çok ergen de bu dönemin biyolojik ve psikolojik olarak sancılarını yaşarken birden bire kendini yetişkinler dünyasında buluveriyor.

Peki ailelerdeki bu Mükemmeliyetçilik nedir? İdeale ulaşmaya çalışmak, hiç hata ve eksik yapmamayı arzulamaktır. Bu kişilerin yüksek hedefleri vardır. Bu hedeflere ulaşmak için yoğun bir çaba harcar. Ulaşamadıkların da büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Onların hayal kırıklığı yaşaması sonucu çocuklarını da suçlarlar. Ayrıca bu ebeveynlerde büyük ölçüde mukayeseyi de görürüz. Ayşe’nin oğlu SBS’de kaç puan aldı, sen de aynı okuldasın üstelik dershaneye de verdik o kadar para döktük ama sen düşük aldın! Bu cümlenin çocuğun üzerine yüklediği sorumluluğu bir düşünsenize. Bu durumda çocuk ne düşünebilir: “Ben Ayşe’nin oğlu gibi olmalıyım, ailem benim için çok para harcıyor ama ben başarısız oluyorum” ve en kötü düşünce de “ailem ben başarısız olduğumda beni sevmiyor”. Bu tarz tutum içinde olan ailelerin çocukları genellikle ailelerinin onlara olan sevgilerini başarılarına bağlarlar. Ben başarılı olursam ancak ailem beni sever. Bu koşullu sevgi inanışı çocukta büyük bir baskı yaratır ve başarısız olduğunda da oldukça büyük bir hayal kırıklığı yaşamalarına neden olur.

Mükemmelliyetçi kişilerde şu davranışlar olabilir:

Her detayla kişisel uğraşmak, yoğun ve uzun çalışıyor görünmek, asla hata yapmamak,
ulaşılmaz yüksek hedefler koymak, detaylarda ısrarcı olmak, her şeyde en iyi olmak,
her şeyi mükemmel yapmak, işi her şeyden önemli görmek, bağımsız ve yetkin görünmek,
fikirde ısrarcı olmak.

Mükemmeliyetçilikle ilgili ne yapılmalı?

İlk adım, mükemmeliyetçiliğin istenmeyen bir özellik olduğunun farkına varmaktır. Bir sonraki adım, mükemmeliyetçiliği besleyen, düşünce ve davranışları değiştirmeye çalışmaktır.
Aşağıdaki yöntemlerin bazılarının yardımı olabilir:

ü  Kendi isteklerinize ve gereksinimlerinize dayanan, gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Bu sizin başarmanızı ve kendinize olan güveninizin artmasını sağlayacaktır.

ü  Art arda, birbirini takip eden hedefler koyun. Bir hedefiniz gerçekleştiğinde, diğer hedefinizi o anki durumunuzun bir aşama üzerinde belirleyin.

ü  Kendi başarı standartlarınızı deneyin. Bir aktivite seçin ve yüzde 100 yerine mesela yüzde 60 başarı hedefleyin. Bu size mükemmel olmadığınızda dünyanın sonunun gelmeyeceğini gösterecektir.

ü  Bir şeyi yaparken sonucuna değil, onu yapma sürecinize konsantre olun. Başarınızı, sadece ne elde ettiğinizle değil, yaptığınız şeyden ne kadar zevk aldığınızla da değerlendirin.

ü  Mükemmeliyetçiliğinizin arkasındaki korkularla yüzleşin: “Olmasından korktuğum nedir? Başıma gelebilecek en kötü şey ne?“

ü  Bir hata yaptığınızda o deneyimden ne öğrenebileceğinizi kendinize sorun.

ü  Hedeflerinize yönelik ya hep ya hiç düşüncesinden kurtulun. Sizin için daha önemli olan işlerinizi, daha az önemli olanlardan ayırmayı ve onlara öncelik tanımayı öğrenin.

Mükemmel bir Dünya’da yaşamıyoruz. O yüzden kimse mükemmel değildir gerçeğini aklınızdan çıkarmayın!


 

 



bottom