Meslek Değil Gelecek Seçiyorum!

Bu yazıyı üniversite sınavına girecek öğrenciler için yazmak istedim. Son dönemde çalıştığım ergenlerin hepsinde aynı kaygı ve ne yazık ki ailelerine karşı aynı öfke var.

Gençler oldukça yorgunlar ve sitem etmekte haklılar da. Kime mi sitem ediyorlar? Ebeveynlerine tabii ki. Bir danışanım diyor ki: “Çağla Abla, ben neden ailemin seçtiği geleceği yaşamak zorundayım?”. Aileler çocuklarının başarılı olmasını, iyi bir gelecekleri ve iyi bir meslek sahibi olmalarını istiyor. Onlar da haklı. Ama iyi bir meslek ebeveynlerin istediği meslek mi? Hayır! Çocuğun ilgi, yetenek, becerilerine göre seçtiği meslek doğru olan. Bir ömür icra edeceğimiz şeyin, bizim için eziyet olmasına izin vermeyeceğimiz gibi çocuklarımız için hayatı çekilmez hale getirmeyelim!

Yaklaşık 2 yıl önce yaşanan gerçek bir olayı anlatmak istiyorum sizlere. Lisedeki felsefe öğretmenim beni çalıştığı okula bir öğrencisi ile görüşmem için çağırdı. Akademik başarısı oldukça yüksek ama içe kapanık bir öğrenciydi konuşmamı istediği. İçekapanık olmasının nedeni ise; sosyal bilimlere karşı inanılmaz ilgisi ve yeteneği olan bu çocuğun sayısal bölümde eğitim görüyor oluşuydu. Sınıf arkadaşları ile sürekli okuduğu felsefe, mitoloji ve tarih kitapları hakkında konuşamıyordu. Kulaklığını takıp müzik dinleyerek kendisini ortamdan soyutlamayı tercih etmişti. Neden mi? Çünkü ailesi doktor olmasını istiyordu. O da ailesine hayır ben siyaset bilimleri ve uluslararası ilişkiler okuyacağım diyordu.

Bir gün babası elinde ara karne ile okula geldi. Bütün öğretmenleri çocuğun üstün zekalı olduğunu söylüyordu. Babası bir hışım okula gelerek öğretmenlere dedi ki: “Bu çocuk nasıl üstün zekalı? Fizik, kimya, biyolojiden zayıf almış!”. Bunu duyan öğretmeni dedi ki: “Geçen hafta kuantum fiziğini anlatan bir çocuk mu fizikten zayıf almış? Dikkat ettiniz mi hep sayısal dersleri zayıf! Bunu size tepki olarak yapmış”. Bu olayın ardından hem çocuk hem öğretmenleri ailenin önyargısını ve çocuk üzerindeki baskısını değiştirmek için uğraştılar. Sonuçta bu çocuk sayısal bölümden eşit ağırlığa geçti. Şu anda nerede diye merak edenleriniz varsa hemen söyleyeyim. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimlerde okuyor ve mutlu.

Sevgili ebeveynler, dilerim bu yaşanmış olay hepiniz için bir farkındalık vesilesi olur. Lütfen çocuklarınızı iyi tanıyın ve en önemlisi onları dinleyin. Hayattan ne istiyorlar ve ne bekliyorlar. Eleştiren değil onlara rehberlik eden olun. Hata da yapabilirler, önemli değil. Unutmayın hiçbir çocuk düşmeden yürümeyi öğrenmiyor. Çocuklarınız meslek değil aslında geleceklerini seçiyorlar. Bu vesile ile de bütün sınava girecek genç arkadaşlarıma başarılar diliyorum.

 

 



bottom